Teknolojinin insan yaşamına etkileri



Teknolojinin oluşturulması ve kullanılması insan yaşamına olumlu ve olumsuz birçok etkiler yapmıştır.

İnsanın kendini tanıma yolunda dur durak bilmeyen çabala­rı ile birçok keşif ve icatlar gerçekleşmiştir. Elde edilen bu ye­ni değerler ilk aşamada lâboratuar ortamında kullanılırken da­ha sonra günlük hayatın da parçası olmuştur. Bu teknolojik ge­lişim tarih boyunca yaşanılan ölçekleri sürekli büyütmüştür. Bunlar insanlığın gelişimi için yararlı olmakla beraber bir kıs­mı da zarar anlamında kullanım bulmuşlardır.

Teknolojik gelişmelerle yaşam koşulları gittikçe iyileşirken diğer taraftan da dengeler değişmeye başlamıştır. Örneğin, in­sanlar küçük topluluklar halinde yaşarlarken, kullandıkları ba­sit silâhlarla ancak yerel boyutta kalan savaşlar yapabiliyorlar­dı. Bu savaşlarda da kayıplar az oluyordu. Teknoloji ile birlikte bölgesel ve hatta tüm dünyayı saran boyuta geldiler. Nükleer başlıkla yüklenmiş füzeler, bunlara enerji sağlayan atom sant­ralleri, füzelere kumanda olanağı tanıyan radyo frekansı, laser kontrol devreleri, bilgisayar kontrollü savaş sistemleri ve buna benzerleri ile artık savaşlarda yüzlerle ölçülen kayıplar milyon­larla ölçülmeye başlanmıştır.

M.Ö. 5000 yılında saatte 2 - 3 kilometre hızla gidebilen kı­zaklarla taşımacılık yapılmaktaydı. 20. yüzyılda jet motorunun yapılması ile saatte 1000 km’ lik hızın üzerine çıkılmıştır.

Teknolojinin gelişmesi ile doğadan ve dünya nimetlerinden daha çok yararlanılmış, ancak denetlenemeyen denge değişik­likleri sonucu aynı oranda da kirlilik ön plâna çıkmaya başla­mıştır. Yani doğal gelişim hızının aşılması ile doğal denge bozulmuş ve yaratılan atıkların kendi kendini temizleyemediği, mutlaka insan müdahalesinin gerektiği bir yapı oluşmuştur. Ekolojik denge kontrol dışı bir şekilde bozulmaya başlamıştır. Belirtildiği gibi Rönesans’la birlikte insanların aya kadar gi­debilmesini sağlayan bir süreç başlamıştır. Bu sürecin, teknolo­jinin kötü ve kötüye kullanımları sonucu içinde yaşadığımız dönemde Hiroşima ve Çernobil'e de vardığı düşünülmektedir.

Teknolojik gelişme, çıkrık makinesi ile beraber işsizliğe, ilâç­larla beraber yeni hastalıklara, tarımın modernleşmesi ile bera­ber toprağın fakirleşmesine, çamaşır - bulaşık makinesi, buzdo­labı gibi yaşamı kolaylaştıran cihazlarla beraber çevre kirliliği ve endüstriyel atıkların oluşmasına yol açmıştır.Teknolojik iler­leme sonucu doğal bir dünya ve yaşamdan, yapay bir yaşama ve sanal bir dünyaya geçiş olmaya başlanmıştır.

Endüstri devrimi ile bilimin tüm alanlarındaki gelişmeler de ivmelenmiştir.

Canlı varlıkların denizlerden karalara, sürünmekten ayağa kalkışa geçirdiği evrim, yazının bulunuşundan endüstri devri­mine kadar geçen süredeki gelişmeler ile son yüzyıldaki, hatta 1950 yılında elektronik ve bilgisayar teknolojisinde transistö­rün bulunmasından bu yana geçen süre içinde insanlığın elde ettiği gelişmeler karşılaştırıldığında eksponensiyal bir hızdaki gelişme görülmektedir.

Günümüz insanı teknolojinin bu baş döndürücü gelişmesi içinde iletişim olanaklarım sonuna kadar kullanabilmekte ve üzerinde yaşadığımız gezegenin tüm yerleşim noktalarına evinde kurulu bir bilgisayar aracılığı ile gidebilmekte, yerkürenin öbür ucundaki bir olayı canlı olarak izleyebilmektedir. Bu hızlı gelişme ve Evrenin gizemlerinin keşfedilmesi yönündeki bu olağanüstü yarış, insanları belirli kalıplar içinde kalmaya ve bu hızlı akışa ayak uydurmaları için de hızlı yaşamaya zorlamaktadır. Endüstri toplumunun insanı önceki yüzyılların insanı ile karşılaştırıldığında, yaşam biçimi, sanat ve kültür anlayışı, dış görü­nüşü ve alışkanlıkları ile farklılıklar gösterir. Duyguya hitap eden bir klâsik müzik ya da halk müziği, yerini yaşamın hızlı akışını ifade eden pop müziğe, underground, rock vb. müzik akımlarına bırakmıştır. Giyimde renk ve estetik kavramları, yerini marka kavramına bırakmaktadır.

Fotoğraf tekniğinin bulunmasıyla gözleme dayalı bir sanat anlayışı yerini düşünmeye, gözlem ötesindeki hayal gücünü ön plâna çıkartan bir sanat anlayışına terk etmiştir. Empresyonizm yerini ekspresyonizme, o da soyut sanat anlayışına ve daha sonra da per­formansa bırakmaya başlamıştır. Güneşin batması ile uykuya yatan insan elektrikli aydınlatma düzeninin kuruluşu ile artık 24 saat yaşamakta, üretmekte ve var olan tüm sınırları hızla aşmaktadır.

Üretimin hızlı temposu ile teknolojinin insan üstü yeteneklerini kullanan insan, günlük yaşamın kısır döngüsü içinde duygularından uzaklaşmış, daha çok başarı, daha hızlı yaşam, daha çok üretim gi­bi bir yarışa girmiştir. İnsanın hızlı yaşamı teknolojideki gelişme hı­zını arttırmakta, teknolojik gelişmeler de yaşamı daha da hızlandırmaktadır. İnsan ve makine yarış halindedir. İnsan makineleşmekte, duygusallığından uzaklaşmaktadır. Duygusal, dünyanın değerlerini, yani insanî değerleri doyasıya yaşayamayan insan, yerini robotlaşmış bir nesneye bırakmaktadır.

Endüstriyel üretim monoton bir düzende olup, disiplinsizlik ve sistemsizliği kabul etmemektedir. İşlerin otomatik olarak ya­pılması, kişileri monoton bir yaşamın içine itmektedir. Endüstri­leşmenin dayattığı robotlaşmış yaşam insanların bireyselleşmesine de neden olmuştur. Bu yaşam insanların duygusal iç yaşamlarını da etkilemiş, onları kullandıkları makinelere benzeterek, günden güne yetkinleşmesine, ancak aynı oranda da sosyal yaşamdan uzaklaşmasına neden olmuştur. Toplumsal ve bireysel değişimler hızlı iletişim ile geniş kitlelere anında ulaşmaktadır. Toplumun değer verdiği çoğu şey önemini yitirmeye başlamıştır. İdealizm yavaş, yavaş misyonunu tamamlamakta, rasyonalizm hızla ön plâna çıkmaktadır. Günümüz endüstri toplumu in­sanı, içinde yaşadığı bilimsel ve teknolojik yaşam düzenini tüm başkaldırmalarına karşın benimsemek zorunda kalmıştır.

Yorum Yaz
mahmut
mahmut | 04 Kasım 2009, saat: 16:48

güzel bilgiler ama işime yarayacak mı bilemiyorum

dghdfgh
dghdfgh | 04 Kasım 2009, saat: 16:47

dfhdfgfg

can
can | 17 Ekim 2009, saat: 11:35

bence çok güzel bir metin begendim

isimsiz
isimsiz | 15 Ekim 2009, saat: 16:18

okumadım

isimsiz
isimsiz | 18 Mayıs 2009, saat: 14:10

sferes

caner9595
caner9595 | 02 Nisan 2009, saat: 20:16

ALLAH RAZI OLSUN

araştırmacı
araştırmacı | 01 Nisan 2009, saat: 13:52

Ya bence süper ve yararlı olmuş,sayenizde istediğim bilgiye ulaşabildim,ödevimde çok yararlı oldunuz TEŞEKÜRLER.......EMEĞİ GEÇEN HERKESİN ELİNE SAĞLIK.....................................

isimsiz
isimsiz | 10 Ocak 2009, saat: 17:05

eh idare eder

CANSU
CANSU | 24 Aralık 2008, saat: 17:54

BeNce harika araştırma.Hocamız tam böyle bilgiler istemişti.bu siteyi kendi ödev siteme kaydedeceğim.Tabi kızmazsanız**biz canan cansu fatoş veirem bir grup olarak yarınki sözlüden yüksek alacağımızı umuyoruz.sağ olun*************

isimsiz
isimsiz | 24 Aralık 2008, saat: 17:53

bence süper bi bilgi. sağ olun sayenizde birçok bilgiye değiniyoruz. tebrikler umarım yarın sözlüde iyi bir not alırım

isimsiz
isimsiz | 17 Aralık 2008, saat: 21:11

ya kardeşim amma uzun sunummuş.vallahi yazmayı bir ayda ancakbitirdim.

umay
umay | 12 Aralık 2008, saat: 12:13

Bence güzel bir yazı, sadece biraz detaylı.Ben sosyal ödevi için araştırıyordum içine başka yazılar da ekleyeceğim. Eğer izin olursa siteme bu sitenin adını belirterek ekleyeceğim.

isimsiz
isimsiz | 01 Aralık 2008, saat: 14:02

ulan bok gibi

YUSUF
YUSUF | 06 Kasım 2008, saat: 17:57

HAYATIMDA BÖYLE İĞRENÇ BİR SAYFA GÖRMEDİM

isimsiz
isimsiz | 06 Kasım 2008, saat: 17:08

bok gibi sayfa bibok yazmamışsınız siktirin gidin lan inekler

| 16 Ekim 2008, saat: 16:04

arkadaşlar sadece ben size şaka yapmıştım 10 almadım daha açıklanmadı açıklansın bi eğer 50-60-40alırsam bu yazanı............... yaparım

isimsiz
isimsiz | 16 Ekim 2008, saat: 15:57

arkadaşlar bu ben ce berbat br ödev performs ödevinden 10 aldım çok kötü

isimsiz
isimsiz | 13 Ekim 2008, saat: 15:11

sssssssssssssssssssiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiieeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee

burasıt
burasıt | 04 Ekim 2008, saat: 14:33

zdpljvoısxfzdpljvoısxfzdpljvoısxfzdpljvoısxfzdpljvoısxzdpljvoısxfzdpljvoısxfzdpljvoısxfzdpljvoısxfzdpljvoısxffzdpljvoısxfzdpljvoısxfzdpljvoısxfzdpljvoısxfzdpljvoısxfzdpljvoısxfzdpljvoısxfzdpljvoısxfzdpljvoısxfzdpljvoısxf

benden
benden | 04 Ekim 2008, saat: 14:31

yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa beeeeeeeeeeeeeennnnnnnnnnnnnnnnnnn aaaaaaaaarrrrrrrrrrrrraaaaaaaaaaaadddddddıııııığğğğğğğğğğıııııımmmmmmmmmııııııııııııı bbbbbbbbbuuuuuuuuuuullllllllllllaaaaaaaaaaaaammmmmmmmmmmmmmmaaaaaaaaaaaaaaadddddddddddddddıııııııııııımmmmmmmmmmmmmmmmmmmm.llllllllllllllüüüüüüüüüüüüüüüüütttttttttttttffffffffeeeeeeeeeeeeeeeeeeennnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn yyyyyyyyyyyyyyyyyyyaaaaaaaaaaaaaarrrrrrrdddddddddddııııııııııımmmmmmmmmmm eeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeedddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiinnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn

esra yılmaz
esra yılmaz | 25 Eylül 2008, saat: 16:07

işime yaradı sağolun ama bazı yerleri berbattı. biz bu konuyu araştırıyorduk fatma ilnur ben ve onur ama en azından işime yaradı sağolun

isimsiz
isimsiz | 23 Eylül 2008, saat: 14:05

bence de harika bu ben artık buradan yazarım teknoloji ile ilgili şeyleri

AYSUN
AYSUN | 17 Eylül 2008, saat: 13:24

BENCE BU KONU ÇOK GÜZEL , ANLAŞILIR BİR KONU OLMUŞ. OKUDUM ÇOK BEĞENDİM. BANA ÇOK YARARI OLACAK. ÇÜNKÜ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETMENİMİZ NALAN TÜREDİ BU KONUYU BİZLERE YANİ ALİ BOSTAN,BETÜL TÜRK,BANA BU ARADA BENİM ADIM AYSUN,ZEYNEP GÖKÇE KIRÇIL,HATİCE BOSTAN OLARAK BİR GRUP OLDUK.

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !